yeni ingilizce nickler

yeni ingilizce

ingilizce anlamları yok deyip yakınan arkadaşlara istemediği kadar çok ingilizce artık ingilizce aramanıza gerek kalmayacak.
Bundan iyisi şamda kayısı :)


dont make me number---bana numara yapma

Come with the ball brother come with the ball!---- Kapıyı aralık bırak !

do banana--domuz

leave the door December---kapıyı aralık bırak

enter the desk--sıraya gir

dont die my donkey,die donkey---ölme eseğim ölme

I'm dying from laughing Suhuf brother! (Gülmekten ölüyorum suhuf abi)
Nobody can spill water into your hand! (kimse senin eline su dökemez)
You made us laughed so Allah also make you laughed! Sen bizi güldürdün Allah da seni güldürsün)
Allah do not make your photoshop deficient from our heads (Allah senin photoshopunu başımızdan eksik etmesi)

Sugar brother (Şeker kardeşim),
Be a young man for two minutes (iki dakka delikanlı ol).
We put you in a man place , you become Tempra (Adam yerine koyduk hemen .....).
No need to be artist (Artizliğin lüzumu yok).
We know that this work takes much money, too (Bu işlerin çok para tuttuğunu biz de biliyoruz)euroalem.com.
No, why do you creating tension anymore , subtree? (Hayır da , daha ne diye gerginlik yaratıyorsun ki ,...?).
I eat all of you nobody understand. (Alayınızı yerim haberiniz olmaz).
You not understand the word , you eat the grass where I put you . (Laftan anlamıyorsunuz , hala bıraktığım yerde otluyorsunuz)
No drawings mrawings my brother ! (Proje mroje yok kardeşim! )
You make 3 kurush work camel. ( 3 kuruşluk işi deve yaptınız)
I understand we can not understand with you . (Anlasıldı biz sizinle anlaşamayacağız.)
But , if you go with this head to army , you take ... as diploma. (Ama, siz bu kafayla giderseniz askere ... alırsınız teskere. )
Here that much ! ( İşte o kadar! )

Acele işe şeytan karışık: Urinate quickly, satan mixes
Adam katıla katıla gülüyordu : The man was laughing joining by joining
Astığı astık kestiği kestik bir adamdır : He is a his-hung-is-we-hung-his-cut-is-we-cut man
Can boğazdan gelir : John comes from Bosphorus
Dik dik ne bakıyorsun öyle : What are you looking perpendicular perpendicular like that
eğri oturalım doğru konuşalım : Let's sit italic,let's talk correct
Ekmek elden, su gölden : Bread from hand, water from lake
Nalları dikti : He errected the horse-shoes
O güzelim vazo tuzla buz oldu : That my beautiful vase became ice with salt
Onun elinden az çekmedik : We didn't pull little from his hand
Gözün mosmor olmuş : Your eye has become puspurple
Onun gözlemelerine doyum olmaz : There is no saturation to her observations
Senden adam olmaz : Man doesn't become from you
Sıraya gir : Enter the desk
Usta ordan bi pilav üstü kuru versene : Master, give a dry on top of rice from there
My mother to be my wife: Anam Avradım olsun
>>>>
>>>>Come with ball my brother Come with ball: Topla Gel Abicim Topla gel
>>>>
>>>>Chicken translation: Piliç çevirme
>>>>
>>>>Leave the door december: Kapıyı aralık bırak
>>>>
>>>>Where is this waiter who I put: Nerede bu kodumun garsonu!...
>>>>
>>>>Clean family girl: Temiz aile kizi.
>>>>
>>>>Your hand is on the job your eye is on playing: Elin işte gözün oynaşta
>>>>
>>>>Sensitive meat ball: İçli köfte.
>>>>
>>>>Urinate quickly, satan mixes: Acele işe şeytan karışır
>>>>
>>>>There is no saturation to her observations: Onun gözlemelerine doyum
>>>>olmaz
>>>>
>>>>Man doesn't become from you: Senden adam olmaz
>>>>
>>>>Enter the desk: Sıraya gir
>>>>
>>>>Look my ram, I'm an Anatolian child, If I put, you sit.: Bak koçum, ben
>>>>Anadolu çocuguyum, bir koyarsam oturursun
>>>>
>>>>Airplane out of the fart, say hi to that sweetheart: Osuruktan teyyare.

>>>>Selam söyle o yare
>>>>
>>>>Master !!! do something burning-turning in the middle: Usta !!! Ortaya
>>>>yanardöner bişi yapsana
>>>>
>>>>Exploded egypt has escaped to my bosphorus: Boğazıma patlamış mısır
>>>>kaçtı
>>>>
>>>>In every job there is a no: Her işte bir hayır vardır
>>>>
>>>>She is such a mother's eye girl: Çok anasının gözü bi kız

A bad egg: itin teki

A bag of nerves// a bundle of nerves: sinir küpü

A bed of roses: güllük gülistanlık.


A bee in one�s bonnet// a one-track mind: fikri sabit,

A bird in a gilded cage: altın kafesteki kuş

A chip off the old block: hık demiş burnundan düşmüş

A close shave// a hairbreadth escape: kıl payı kaçış

A drop in the bucket// a drop in the ocean: devede kulak

A flash in the pan: kuru gürültü

A fat lot: hiç.


A gleam of hope: bir ümit ışığı

A green eye: kem göz

A hard nut to crack: çetin ceviz

A horse of another color: tamamen farklı bir konu

A king�s ransom: büyük para

A matter of life and death: hayat memat meselesi

A matter of course: kaçınılmaz son

A paragon of virtue: fazilet örneği

A piece of cake: çocuk oyuncağı

A pretty penny: dünyanın parası

A ready pen: iyi yazı yazma yeteneği

A riot of color: renk cümbüşü

A rolling stone gathers no moss: yuvarlanan taş yosun tutmaz

A roof over one�s head: başını sokacak bir yer

A round oath: okkalı küfür

A sly dog: ne yapacağı belli olmayan kimse

A word in your ear: gizli söz

To a turn: tam kararında pişmiş

To hand: el altında

To my surprise: bir baktım kii!!

Be a bad whip: kötü araba kullamak

Be a dead loss: bir boka yaramamak

Be a shot in the arm: ilaç gibi gelmek

Be a whale at: ustası olmak

Be bound hand and foot: eli kolu bağlı olmak

Be bushed: hoşaf gibi olmak

Be caught redhanded: suçüstü yakalanmak

Be cut out for: biçilmiş kaftan olmak

Be down at the heels: üstü başı dökülmek

Be eaten up with: kendi kendini yiyip bitirmek

Be engaged of woolgathering: başında kavak yelleri esmek

Be enough to make a Saint swear: dinden imndan çıkarmak

Be green with envy: aşırı derecede kıskanmak

Be hot under the collar: barut kesilmek

Be hoist with: kendi kazdığı kuyuya düşmek

Be in a tight corner: köşeye sıkışmak

Be in deep water: ayvayı yemek//ya da sanırım yemiş olmak..suyun içinde
olduuna gore

Be in sackcloth and ashes: karalar bağlamak

Be like a cat on hot bricks: burnundan solumak

Be made of Money: para babası olmak

Be more royalist than the king: kraldan çok kralcı olmak

Be my guest: tabii, elbette

Be on a cloud nine: ağzı kulaklarında olmak

Be pooped out: turşusu çıkmak

Be putty in smb�s hands: -in elinde oyuncak olmak

Be rolling in Money: para içinde yüzmek

Be struck all of a heap: küçük dilini yutmak

Be under a cloud: şüphe altında olmak

Be up to one�s eyes in work: başını kaşıyacak vakti olmamak

Be wet behind the ears: ağzı süt kokmak.


Be wornt to a shadow: kan ter içinde kalmak

Comments

Popular Posts