Garip dede ve K.çekmece gölü efsanesi

Garip Dede hakkında kesin kronolojik bir bilgiye sahip değiliz. Garip Dede kimdir? Nereden gelmiştir? Ne zaman ve hangi tarihler arasında yaşamıştır? Bilinmemektedir. Bilinen bir şey varsa o da, Garip Dede' nin ulu kişi olduğudur.Kimsesizliğinden dolayı Garip Dede diye anılmış olabilir. 1600'lü yıllarda yaşadığı, 102 yaşında Hakk'a yürüdüğü söylenmektedir. Küçükçekmece göl kenarında onu tanıyan ve sevenler, küçük bir türbe yapmışlar. Halk sürekli gelip bu evliyayı ziyaret ederek günümüze taşımıştır. Bu evliyalar ülkemizin yüz aklarıdır. Onlar bizim tarihimiz, kültürümüz ve ecdatlarımızdırlar.

Garip Dede' nin de menkıbesi şöyledir:

Nurani yüzlü, uzun sakallı, garip bir dede bütün köyü dolaşmasına rağmen, bir lokma ekmek, sıcak bir aş bulup karnını doyuramamıştı. Bu zavallı Hak dostunu, kimse evine davet edip sofrasını açmaz. Umutsuzdur, açtır. Karnı doyduktan sonra dünya malı onun için anlamsızdır. Uğramadığı bir tek ev kalmıştır. Son umutla o kapıyı da çalar.

-“Buyurun ne istiyorsunuz?”

-“Açım!”

Kapıyı açan yaşlıca kadıncağız onu içeriye davet eder. Sıcak bir aş ikram eder,karnını doyurur.

Garip Dede dua ettikten sonra, yaşlı kadına ;

-“Çocuklarını al ve bu köyden uzaklaş, ama uzaklaşırken arkana bakma” der.

Kadıncağız çocuklarını alır ve köyden uzaklaşır, yolda aklına gelir, "Neden arkana bakma dedi?" merakını yenemez ve döner bakar. Ne görsün; köy çökmekte ve yerini sular kaplamakta. Bağırırlar; -“Köy çöktü...Köy çöktü...!”

Evet söylence bu ya köy çökmüştür. Yerinde göl oluşmuştur. İşte çöken köyün bulunduğu yerin adı "ÇEKMECE GÖLÜ"olarak değiştirilmiştir. İşte Çekmece ve Garip Dede' nin hikayesi...Garip Dede, Allah'ın verdiği ilahi gücü kullanır. Onun işi sevgidir, halk insanı olmaktır. Garip Dede kerametleri sayesinde evliya olmuş, halkımızın gönlüne taht kurmuş,dertlere derman, gönüllere şifa olmuş, sevilmiş, umut olmuş.

O bir Hak aşığıdır. İçindeki o ilahi aşkı aramış,ömrü boyunca Anadolu'yu karış karış dolaşmıştır. Pir Hünkar Hacı Bektaş Veli'nin felsefesinden etkilenerek onunla gönül ilişkisi kurmuş, onun hoşgörü ve insan sevgisini kendisine ilke edinmiştir. Rumeli'de Hacı BektaşVeli'nin halifesi gibi İslam'ı yaymakla ömrünü geçirmiştir. Ve ömrü boyunca insanları uyarmak uğraşmış, insanlara yol göstermiştir, umut olmuştur.

No comments:

Post a Comment